|
6
MAYIS'TA DOLMABAHÇE'DE
6 Mayıs 2004’te bileşenleri arasında Halk Kültür
Merkezleri’nin de olduğu Nato Karşıtı Birlik tarafından
Deniz, Yusuf, Hüseyin’in idam edilerek katledilmelerinin
yıldönümünde İstanbul Dolmabahçe’de bir protesto
gösterisi düzenlendi. Irak işgalinin aynı zamanda
Ortadoğu halklarına yönelik bir işkence operasyonu
da olduğunun tüm çıplaklığıyla açığa çıktığı şu
günlerde, halklarımızın emperyalizme karşı büyüyen
öfkesini haykırdığı, onu topraklarımızdan kovma
kararlılığını bir kez daha sergilediği ve işkencecileri
lanetlediği bir gösteri gerçekleştirildi. Bir
Sam Amca kuklasının da yakıldığı gösteride Halk
Kültür Merkezleri de bayraklarıyla yer aldı.
KAĞITHANE
LİSESİNDE BASKILAR
Bir süre önce özel sayımız olarak çıkan “Liselinin
Sesi” bültenini dağıttıkları gerekçesiyle Kağıthane
Lisesi’nde öğrenciler üzerine olağanüstü baskılar
uygulanmaya başlandı. Bunun üzerine 7 Mayıs günü
okul çıkışında Kağıthane Lisesi’nin önünde bir
basın açıklaması yapan öğrenciler, ertesi gün
İnsan Hakları Derneği, İstanbul Şubesi’nde de
basın açıklamasını tekrarlayarak, tamamen kendi
yazılarıyla emekleriyle ürettikleri “Liselinin
Sesi” bülteninin dağıtılması üzerine estirilen
terörü protestolarıyla kamuoyunun gündemine taşıdılar.
Yapılan açıklama şöyleydi:
BASINA VE KAMUOYUNA
22. 04. 2004 Perşembe günü. daha önceden binbir
emekle hazırladığımız Liselinin Sesi adlı bülteni
Kağıthane Lisesinde dağıttık. Bültenimizde eğitimin
ezberci, gerici ve paralı yönlerini teşhir ettik.
Amacımız gençlerin gördükleri, yaşadıkları haksızlıklara.
tüm bozukluklara, yozlaştırmaya ve tek tipleştirmeye
karşı çıkmalarını sağlamaktı. Dağıtım sırasında
öğrencilerden olumlu tepki aldık. Bültende yazılanlara
hak verildi.
O
gün 13:30'dan sonra bültenden haberdar olan okul
idaresi henüz dağıtıcıları saptayamadığından A-9
ve B-9 sınıflarından rastgele öğrencileri sorguya
almaya başladı. Rehberlik öğretmeni Mustafa Mıdıkoğlıı
ile görüşen öğrenciler önce hiçbirşey bilmediklerini
söyledi, ama Rehberlik öğretmeninin 'okuldan atanrız',
'polise veririz', 'sicilinize işleriz, eğitim
hayatınız biter' tehditleriyle dağıtanların isimleri
okul idaresince saptandı. Ertesi gün tüm sınıflardaki
dağıtıcıları saptayabilmek için okuldaki 800 öğrenciden
yazılı ifade toplandı. Bu ifadeler sonucunda okul
idaresinin belirlediği 20-25 öğrenciden birer
yazılı ifade alındı. Aradan geçen bir hafta sonra
aynı öğrencilerden ikinci yazılı ifade alındı.
İstedikleri bilgilen alamadıkları öğrencileri
Müdür Baş Yardımcısı Ahmet Sezgin tek tek odasına
alıp polisiye baskı yöntemleriyle 2 bazen 3 ders
saati boyunca ifade vermeleri yönünde baskı uyguladı.
Bu sorgu sırasında bilgi alamayınca 'hadi polise
gidiyoruz’ 'polis geliyor’ diyerek tehditler savuran
Ahmet Sezgin ayrıca Disiplin Kurulu başkanıdır.
Alınan ifadelerde sorulan sorular öğrenci bülteni
dağıtıp dağıtmadıkları değil, kimden aldıklarını,
kimlerle ne zaman planladıklarını tespit etmeye
yönelikti. Ayrıca bazı öğrencilerin velilerine
'çocuğunuz yasadışı örgüt üyesidir' denildi. Tüm
bunların ardından 800 okul öğrencisi bir kez daha
görüşmeye alındı. Tüm öğrencileri pasifize etmek
için yasal bültenimiz için yasadışı denildi. Bu
kadarıyla yetinmeyen okul idaresi öğrencileri
üçüncü bir ifadeye çağırdı. Bu ifadelerde 3 öğrencinin
resmi sürekli gösterilip kesinlikle okuldan atılacakları
söylendi. Son ifadelerde bir başka göze çarpan
olay ise ifadelerin sonuna 'pişmanım' kelimesi
eklenmek istendiğidir. Müdür Baş Yardımcısı
ve Disiplin Kurulu Başkanı Ahmet Sezgin. Disiplin
Kurulu üyeleri Abdülkadir Nurcan, F. Türkan Özgür'den
oluşan Disiplin Kurulu devamlı baskılarla alınan
ifadeler sonucunda 3 öğrencinin kesinlikle atılacağına,
20 öğrencinin ise uzaklaştırma alacağına karar
verdiklerini söylemektedirler. Kağıthane Lisesi'nde
uyuşturucu ve çeteleşme sorununu çözen bizler
bu baskı ve yıldırma kampanyasından yılmayacağız.
Hiçbir hukuki engeli bulunmayan Liselinin Sesi
bültenine yapılan bu baskıların eşit, parasız
eğilim mücadelemizi engelleyemeyeceği açıktır.
Liselinin Sesi Susturulamaz.
Eğitim Hakkımız Engellenemez.
Kağıthane Lisesi Öğrencileri
KALAN (DERSİM) HALK KÜLTÜR MERKEZİ'NDE
MART AYI ETKİNLİKLERİ
"8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ"
ETKİNLİĞİ
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nde düzenlediğimiz
etkinlik; 7 Mart'ta ‘ulusal bağımsızlık, devrim
ve sosyalizm mücadelesinde şehit düşenler' için
yapılan saygı duruşuyla başladı. Daha sonra, K(D)HKM'nin
açılış gerekçesi kısaca açıklandı ve ardından
da 8 Mart için hazırlanan metin, bir bayan arkadaşımız
tarafından okundu. 'Emekçi Kadınlar Günü'nün tarihçesinin
de yer aldığı metinde, Kürt kadınının özgürlüğünü
kazanmasına yönelik vurgular yapıldı. Etkinliğimiz
“Her Çeşit Ayrımcılığa, Cinsel, Ulusal, Sınıfsal
ve Kültürel Baskıya Son!”, “Kadının Kurtuluşu
Devrimde Sosyalizmde!” sloganlarıyla bitirilmiştir.
Metnin okunması sonrasında, iki bayan arkadaşımız
şiir okudu ve küçük bir grubun yer aldığı iki
ayrı skeç yapıldı. Türküler ve marşların söylenmesinin
ardından, halay çekilerek 8 Mart Dünya Emekçi
Kadınlar günü etkinliğimiz bitirildi.
Yer darlığı nedeniyle, sadece yakın çevremizi
çağırdığımız bu etkinliğe yaklaşık 60 kişi katıldı.
İki saat kadar süren bu etkinlik oldukça coşkulu
geçti.

Çeşitli Etkinlikler
Kalan Halk Kültür Merkezi’nde 10 Mart’ta dergimizin
19. sayısında yer alan 'Yozlaştırma ve Çürütme
Politikalarına Rağmen İsyan Kenti Dersim' başlıklı
yazının değerlendirildiği, 12-19 Mart günleri
arasında, 'Yarı-sömürgecilik, Anarşizm, Faşizm,
Sömürgecilik ve Emperyalizm' kavramlarının tartışıldığı
söyleşiler yapıldı. Grupların hazırlanarak katıldığı,
öğrenci gençliğin de yer aldığı bu söyleşiler,
okul ve yurtlarda da kendi aralarında devam ettirilmişti.
Öğretici/eğitici olarak değerlendirilen bu tartışmalarımız
devam edecek.
'21 MART NEWROZ' ETKİNLİĞİ
20 Mart'ta düzenlediğimiz Newroz etkinliği, Halepçe
ve İstanbul Üniversitesi katliamlarının da birleştiği
anma/kutlamaya dönüştü. Sadece yakın çevremizi
çağırdığımız bu etkinlik, yapılan konuşmaların
ardından,
BIMRE KOLETİ, BİJİ AZADİ!
YAŞASIN HALKLARIN KARDEŞLİĞİ!
BİJİ NEWROZ, YAŞASIN NEWROZ!
TEK YOL DEVRİM! sloganlarıyla bitirildi.
21 Mart günü, kendi pankartımızla katılmayı düşündüğümüz
mitinge, W ve Q harfleri gerekçesiyle izin verilmedi.
Bizler de, kalabalık bir katılımla Newroz akşamı
ateş yakarak, bu günün coşkusunu yaşadık.
'30 MART KIZILDERE' ETKİNLİĞİ
Kızıldere etkinliği, 30 Mart akşamı Kültür Merkezimizde
gerçekleştirildi. Saygı duruşunun yapılması sonrasında,
Kızıldere'nin öneminin anlatıldığı bir metin okundu.
Daha sonrada Mahir Çayan'ların yaşamlarının anlatıldığı
bir söyleşi yapıldı. 3 Nisan Pazar sabahı, Sosyalist
Barikat okurlarının ve yakın çevremizin oluşturduğu
bir toplulukla Harçik akarsuyu kenarında piknik
düzenledik. Öğrencilerin ağırlık teşkil ettiği
ve “Sosyalist Barikat” pankartının açıldığı anmada;
30 Mart'ta şehit düşen ON'lar, 28 Mart'ta şehit
düşen PKK Komutanı Mahsum Korkmaz, ÖO' nda şehit
düşen Ümit Günger ve kendini yakan KONGRA-GEL
üyesi Erdoğan Kahraman şahsında; 'ulusal bağımsızlık,
devrim ve sosyalizm mücadelesinde şehit düşenler'
için saygı duruşunda bulunuldu. Saygı duruşu esnasında,
bir arkadaşımız Che'nin 'Ölüm, nereden ve nasıl
gelirse gelsin...' adlı dizelerini okudu. Daha
sonra da, Kızıldere'nin içeriğinin özetlendiği
bir metin okundu, sohbetler yapıldı, türküler-marşlar
söylendi ve halay çekildi.
'SEÇİMLER ve KÜRT HALKININ TAVRI' SÖYLEŞİSİ
l Nisan akşamı yapılan doğaçlama söyleşinin konusu
'Seçimler ve Kürt Halkının Tavrı' idi. Katılımcı
kitlenin yarıdan çoğunun konuşma yaptığı bu söyleşide;
Seçim sonuçları ve başta Demokratik Güç Birliği
olmak üzere sol ve devrimci hareketlerin seçim
tavırları ayrıntılı olarak tartışıldı. Konuşmalar,
'Küdistan'ın sömürge bir ülke oluşu, yeni bir
ulusal önderlik yaratılması ve birleşik mücadelenin
örülmesi' perspektifiyle bitirildi.
ÇKM'DE MART-NİSAN ETKİNLİKLERİ
29 Şubat 2004 tarihinde, Ocak-Şubat şehitlerini
anma etkinlikleri düzenlenmiştir. Bu etkinlikte
Ocak-Şubat şehitleri olan Ulaş Bardakçı, Davut
Günay, Nazım Kuru, Cenap Dizdar, Bedrettin Şınnak,
İbrahim Özalp ve Serpil Polat Yoldaşlar anıldılar.
Etkinliğimiz, Ocak-Şubat şehitleri şahsında dünya
devrim ve sosyalizm şehitleri için bir dakikalık
saygı duruşuyla başlayıp, metnin okunması, şiir,
pandomim gösterisi ve marşların söylenmesiyle
sona ermiştir.
Etkinliğimiz katılanlar tarafından beğeniyle izlenmiştir.
30 Mart 1972 Kızıldere şehitlerini anma etkinliği
de yine katılımcıların ilgisini çekmiştir. Etkinliğimiz,
saygı duruşu, şiir ve marşların söylenmesi ile
son bulmuştur.
Etkinlik sonrası, etkinliğe katılanlarla yapılan
sosyal-siyasal söyleşi insanların birbirlerine
saygılı oldukları bir tarzda geçmiş ve verimli
olmuştur. Katılımcı insanlar tarafından beğenilmiş
ve bir dahaki anmalarda böyle söyleşilerin olması
yönünde temennide bulunmuşlardır. ÇKM çalışanları
bu istemleri dikkate alacaklarını belirtmişlerdir.
ÇKM ve Sosyalist Barikat Çalışanları.
ÇKM VE SOSYALİST BARİKAT'IN
1 MAYIS'A İLİŞKİN ÇALIŞMASI ÜZERİNE
İşçi sınıfının "Birlik-Mücadele-Dayanışma
Günü" olan I Mayıs'ın arifesinde ÇKM ve Sosyalist
Barikat çalışanları büyük bir coşku ve heyecan
sarmış durumdaydı. Proletarya, I Mayıs'ı kapitalizme
karşı zorlu mücadeleler sonucu yüzlerce şehit
vererek kanlarıyla kazanmış ve bugün de bunun
onurunu taşımakta ve yaşamaktadır. Bundan dolayı
da, 1 Mayıs hazırlıkları ve çalışmaları, bu ruha
ve tarihe uygun bir tarzda ele alınıp hazırlık
yapılmalıydı. ÇKM ve Sosyalist Barikat çalışanları,
tam da bu ruha ve tarihe uygun bir coşku ve motivasyonla
hazırlanmıştır.
Öncelikle bir çalışma programı çıkarıldı ve ekipler
oluşturuldu, program periyodik bir sıralamayla
uygulanmaya kondu. Afiş, el ilanı, kuşlama ve
çıkartmalar hepsi aynı anda bir sistem içinde
ekipler halinde yapıldı. Elbette bizler bunları
yaparken devletin faşist kolluk güçleri de boş
duracak değillerdir. Bizlerin çalışmalarını engellemek
için çeşitli biçimlerde bize zorluk ve engeller
çıkartmak istemişlerdir. Adana'nın Obalar Caddesindeki
afişleme esnasında polisin müdahalesi olmuş ve
arkadaşlarla kısa süreli bir arbede yaşanmıştır.
Bir arkadaşımıza polis saldırmış, diğer arkadaşların
müdahalesi ve kararlı tutumu sonucunda polis arkadaşımızı
bırakmak zorunda kalmıştır. Daha sonra, Şakirpaşa’da
afiş çalışması yapan arkadaşlar olaydan haberdar
edilmiş, bu arkadaşların da Obalar Caddesine gelmesiyle
afiş çalışması kaldığı yerden sürdürülmüştür.
Bu ruhla Adana’dan tüm dünya işçi ve emekçi kitlelerin
I Mayıs "Birlik-Mücadele-Dayanışma Günü"nü
kutluyoruz....
YAŞASIN İŞÇİ SINIFI'NIN ENTERNASYONAL BİRLİĞİ!
YAŞASIN DEVRİMCİ DAYANIŞMA!
EKM'DE 30 MART ETKİNLİĞİ
31/03/2004 tarihinde Esenler Kültür Merkezi'
nde Kızıldere anması yapıldı. Etkinlik Kızıldere
şehitleri nezdinde bütün devrim şehitleri için
yapılan saygı duruşu ile başladı. Etkinlikte 68'den
günümüze gençlik hareketleri üzerine bir söyleşi
yapıldı. Etkinlikte ayrıca aynı içerikte bir dia
gösterisi sunuldu.
İSRAİL
KONSOLOSLUĞU ÖNÜNDE PROTESTO
27 Mart günü, Şeyh Yasin suikasti nedeniyle İsrail’in
İstanbul konsolosluğu önünde bir protesto gösterisi
yapıldı. Irak’ta Savaşa Hayır Koordinasyonu’nun
düzenlediği eyleme Halk Kültür Merkezleri de katıldılar
ve anti-emperyalist sloganları haykırdılar. Açıklamada,
özetle şunlar söylendi: “On yıllardır emperyalizmin
desteğinde Ortadoğu'nun kalbine yerleşen ve Filistin
topraklarını işgal eden Siyonist İsrail, son aylarda
yeni işgaller, baskınlar ve katliamlarla Filistin
halkına yönelik zulmünü artırarak sürdürüyor.
Son olarak katledilen Şeyh Yasin şahsında, bir
türlü bitirilemeyen Filistin direnişidir. (...)
Biz Irak'ta İşgale Hayır Koordinasyonu olarak
Şeyh Ahmed Yasin'in öldürülmesini ve İsrail'in
Filistin halkına karşı uyguladığı bu terörü protesto
ediyor, İsrail'in derhal Filistin'i terk etmesini
istiyoruz.”
ANTALYA'DA FAŞİST SALDIRI
12.04.2004 tarihinde Akdeniz Üniversitesi öğrenci
evinde oturan devrimci öğrencilere faşistler tarafından
saldırı gerçekleştirildi. Devrimci öğrencilerin
kararlı tutumu saldırıyı geri püskürttü. Daha
sonra yaklaşık 60 öğrenci rektörlük binasına girerek
faşist gerici saldırılara karşı boyun eğmeyeceklerini
sloganlarla dillendirdiler. Rapor almak için adli
tıpa giden 8 devrimci öğrenci terörle mücadele
şubesine sevk edilerek gözaltına alındı. Akşam
saat 21.00 da serbest bırakılan arkadaşlar ertesi
gün diğer devrimci demokrat yurtsever öğrencilerle
buluşarak Antalya Adliyesi’ne kadar yürüdüler
ve basın açıklaması yapan devrimci öğrencilere
Sosyalist Barikat okurları, Temel Haklar ve Özgürlükler,
Devrimci Demokrasi, Antalya Gençlik Der, SDP,
TKP, EMEP ve Eğitim-Sen Şubesi destek verdi. Savcılığa
çıkan arkadaşlarımız serbest bırakıldı. Üniversiteye
toplu halde faşizme karşı omuz omuza yaşasın devrimci
dayanışma sloganları eşliğinde geri dönüldü. Faşist
öğrenci yurdu önünde her türlü baskıya karşı boyun
eğilmeyeceği, hiçbir provakasyonun üniversitelerde
devrim ve sosyalizm mücadelesinin önüne geçemeyeceğini
söyleyen öğrenciler sloganlar eşliğinde üniversite
çarşısından rektörlüğe oradan olayın gerçekleştiği
öğrenci evine gelerek eylemi bitirdiler.
MANİSA'DA
HALK DAYANIŞMASI
Manisa’da devrimci sosyalist öğrenciler, gecekondu
mahallesinde halk dayanışması gerçekleştirdi.
Gecekondu halkının sorunlarını dinleyen öğrenciler,
kendi imkanları doğrultusunda da yardımlarda bulundular.
Kısa sürede birbiriyle kaynaşan halk ve öğrenciler
yoksulluğun ve işsizliğin nedeninin sistemle ilgili
olduğunu belirtip, çözümün ancak devrim ve sosyalizmle
gerçekleşeceğini vurguladılar.
|