Güncel
Şehitlerimiz
Barikat
Kültür
Tarih
Kitaplar
Dizi Yazılar
Görüşler
Linkler
Ana Sayfa
 
Arşiv
Makale Dizini


 

 

34. Sayı - Ekim 2005

Bilindiği gibi emperyalistlerin ve işbirlikçilerinin politikalarının ülkemizde kolaylıkla uygulanması, yaratılan muhalefetin dağıtılması amacıyla 1980 darbesi yapılmış, YÖK de darbenin üniversitelerdeki postalı olarak kurulmuştur. YÖK yalnızca bir denetim mekanizması değil; üniversitelerde sosyal, siyasi ve ekonomik politikaların, darbe düzeninin aracıdır. 6 Kasım eylemleri YÖK düzeninin parçalanması amacıyla başlatılmış, içeriği gelişerek-zenginleşerek gelenekselleşmiş ve deyim yerinde ise gençliğin “1 Mayıs”ı niteliğini kazanmıştır. YÖK bugün de uzaklarda bir yerdeki bir kurum değil, disiplin yönetmeliği ile, har(a)çlarla, üniversitedeki polis varlığıyla, gerici öğretim elemanı-idari kadrosuyla, özel üniversite ve yurtlarıyla, yozlaştırılmış-susturulmuş gençliğiyle hayatımızın içindedir.
YÖK hala ülke üzerinde oynanan oyunların, emperyalist-kapitalist politikaların dolaylı veya doğrudan aracıdır. Minibüse verecek paramızın olmaması, barınma sorunu vb… ülkedeki genel yoksulluktan bağımsız mıdır? Formasyon sorunu genel işsizliğin bir sonucu değil midir? Geleceksizlik tabii ki başta gençliğin ve tüm halkın korkusudur. Ya harçların sürekli artması, özel üniversitelerin yaygınlaşması neo-liberal politikalardan bağımsız mıdır? Peki disiplin yönetmeliği ülkedeki muhalefeti susturmak için oluşturulmuş onca yasanın üniversitelerdeki yansıması değil midir? Okullarımızda maruz kaldığımız faşist saldırılar; ülkede yaratılmaya çalışılan şovenist havadan, provokasyonlardan bağımsız mı? Bu koşullarda gençlikten susması istenmekte, üniversitenin en önemli bileşeni olan öğrenciler dikkate alınmadan üniversitelerde yeni yeni politikalar uygulanmaktadır.
Böylesi bir süreçte paralı-gerici eğitime, üniversitelerin ve gençliğin tam bir denetim altına alınmasına, faşist saldırı ve provokasyonlara, özelleştirmelere hem iyi bir yanıt verebilmek hem de “biz de varız, üniversiteler bizimdir” diyebilmek için güçlü-birleşik-kitlesel bir hepimizin, gençliğin ve bir parçası olduğu toplumsal muhalefetin en büyük ihtiyacıdır.
2005 yılının 6 Kasım’ını bu düşüncelerle karşılıyoruz.
Bu kadar sorunun ve yok sayılmanın, yok edilmeye çalışılmanın yumağında 6 Kasım eylemi kısır tartışmalara kurban edilmemeli ve gençliğin bütün gücü bölünmeksizin alanlara taşınmalıdır.


6 Kasım gençliğin birlik ve mücadele günüdür!
YÖK’e, özelleştirmelere, yıkımlara ve sömürü düzenine karşı alanlara!

Devrimci Sosyalist Gençlik



 

 


 

 

 

 

 

sbarikat07@gmail.com
Devrimci Sosyalist Barikat / Aylık Sosyalist Dergi
Yönetim Yeri: Nurtepe Mah. Cemre Sk. No: 2 Kağıthane-İstanbul