|
12
Eylül Dedikleri...
Sevgili Didar Abla,
Bugün yine biraradayız. Son nefesinin verişinin
ardından 23 yıl geçti. Onlar seni susturduklarını
sanıyorlardı. Oysa çok daha gür bir ses yükseldi
ardından. Zindanlardan ve sokaklardan yükselen
bu sese dayanamadı 12 Eylül duvarları. Senin düştüğün
topraklardan yüseldi özgürlük ve kavga çiçekleri.
Bugünlerde herkes kendi bulunduğu yerden bir 12
Eylül tarifi yapıyor. Ama hiç biri burada yok.
Çünkü onların hiçbirinin senin kadar cesareti
yoktu. 12 Eylül cuntacılarının karşısında dimdik
duracak ve asla sesini alçaltmayacak cesaret,
sadece senin gibi bir yüreğe sahip olanlarda vardır.
Tarih, benzer durumlara çokça tanık olmuştur.
En önde yürüyenlerin, en cesurların açtığı yoldan
sonrasında o kadar çok korkak geçer ki; Bu kapıyı
kimlerin zorladığı, kimlerin kırdığı, bu yolda
hangi bedellerin ödendiği hatırlanmaz. Ve tıpkı
bugünlerde olduğu gibi 12 Eylül karanlığında kabuklarından
çıkmaya korkanlar, devrimcilerin yarattığı koşullardan
yararlanıp sanki en ağır bedeli ödemiş gibi ortalıkta
boy gösterirler.
Ancak yine tarih, en devrimci bilimlerden biridir.
Tarihi doğru olarak bilmek, geleceğe giden yolun
çizilmesinde anahtar rolü oynar. Bu tarihi yazanlardan
biri de sendin Didar Abla. Ülkenin dört bir yanındaki
zindan kapılarında, bakanlık kapılarında, meclis
kapılarında, üzerine yağan jop, tekme, hakaret
ve her türden baskıya rağmen hapishanelerdeki
direnişin sokaklardaki sesi soluğu oldun. Cuntacıları
şaşkına çeviren cüret ve iradenle, tutuklu yakınlarındaki
endişe ve korkuyu dirence çeviren örgütçülüğünle
yarattığın değerler bugün hala zindanlarda ve
yaşamın her alanında direnenlerin mücadelesinde
sürüyor.
İnsan haklarının sadece savunucusu değil, savaşçısı
olmayı senden öğrendik.
1 Eylül, Dünya Barış Günü'nde Ankara'daydınız.
Yine gür ve net sesinle meydan okuyordun çevrenizi
kuşatmış polislere. "Benim buradan ancak
ölümü kaldırabilirsiniz" diyordun. Sen sözünde
durdun. Şimdi sıra bizde.
Sana söz veriyoruz. Senin gür sesini, inancını
ve onurunu yüreğimizin attığı her yere götüreceğiz,
kavgamızın her anında yaşatacağız, ve her zaman
senden güç alacağız. Seninle yürüyoruz faşizmin
üzerine, kulaklarımızda çınlayan sesin bir bayrak
gibi elimizde. Her zaman yanımızdasın, kavgamızdasın.
DİDAR ABLA YAŞIYOR YAŞANACAK!
DEVRİM ŞEHİTLERİ ÖLÜMSÜZDÜR!
KAHROLSUN FAŞİZM YAŞASIN MÜCADELEMİZ!
1 Eylül 2010
Emek ve Özgürlük Cephesi
|