|
Sivil
faşistlerle polisin ortaklaşa saldırısında ağır
yaralanan Kürt öğrenci Şerzan Kurt'un beyin ölümü
gerçekleşti. Kurt'un ailesi, tibbi ölümün gerçekleşmesi
halinde cenazenin Batman'a götürüleceğini duyurdu.
Geçtiğimiz hafta, 11 Mayıs 2010 günü Muğla'da
sivil faşistlerin ve polisin Muğla Üniversitesi'nde
okuyan Kürt öğrencilere dönük saldırısı sonucunda
faşistlerle polis arasında kalan öğrencilerden
100'ün üzerinde öğrenci gözaltına alınmış, Muğla
Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi
İşletme Bölümü ikinci sınıf öğrencisi Şerzan Kurt
ise bu arada aldığı kurşun sonucu solunum yollarında
oluşan hasar ve kafasına aldığı darplardan dolayı
ağır yaralanmıştı. Ameliyata alınmak üzere Dokuz
Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne sevk edilen
Kurt'un beyin ölümü 19 Mayıs 10.30'da gerçekleşti.
Hastane önünde toplanan ve saat saat biriken ilerici,
devrimci ve yurtsever kitlenin öfkesi sürerken,
19 Mayıs günü akşam saatlerinde yapılan son açıklamayla
Şerzan'ın tıbben ölümünün gerçekleşmesiyle birlikte
cenazesinin Batman'a götürüleceği duyuruldu.
Yapılan basın açıklamasında konuşan Şerzan Kurt'un
babası Ömer Kurt, otopsi raporunun şart olduğunu,
oğlunun katillerinin bulunması için her şeyi yapacağını
belirterek "Bütün insanlıktan, bütün kesimlerden
sosyalist, komünist, demokrat insan hakları savunucularından,
hümanistlerden bu konuda duyarlılık bekliyorum.
Bu son olmalı. Şerzan gitti, Mertler, Çetinler,
Azatlar gitmesin" dedi. Gerçeklerin ortaya
çıkarılması için hukuksal olarak ne gerekiyorsa
yapacağını belirten baba Kurt, "28 yıldır
bu ülkeye hizmet veriyorum. Kürtler bugün vahşi,
eşkıya, canavar olarak gösteriliyor. Buna son
verilmeli. Bu ülkede Kürtler'in ve Türkler'in
kardeşçe bir arada eşit bir şekilde yaşaması sağlanmalı"
sözleriyle konuşmasını tamamladı.
Babanın ardından İnsan Hakları Derneği yöneticilerinden
avukat Nezahat Paşa Bayraktar söz aldı.
"İHD olarak peşini bırakmayacağız. Şerzan
2 defa öldürülmüştür. 2 katilin de ortaya çıkması
için uğraşacağız. Şerzan ilk değil. Ege kıyılarında
faşizan- ırkçı bir hava yükseltilmeye çalışılıyor.
Bunun karşısında herkesin duyarlı olması gerekir"
sözleriyle kamuoyunu duyarlı olmaya çağırdı.
Son olarak BDP il eş başkanı söz aldı ve şunları
söyledi: "Biz bu acıları ilk yaşamıyoruz.
85 senedir, kırk bin, elli bin, altmış bin senedir
halklarımızın katledildiği bir ülkede yaşıyoruz.
Şerzan arkadaşımız aynı namluda çıkmış, tetiği
çeken parmak aynı parmak, bölge farklı. Kimi Diyarbakır,
kimi Batman, kimi Muğla, kimi İzmir, hiç fark
etmiyor. Şerzan barış, demokrasi isteyen, kalemle
bu halkın özgürlüğünü belirtmek isteyen bir gencimizdi.
Onu öldürenlerin kaybolmaması için, onun katilini
ortaya çıkarana kadar hep birlikte takipçisi olacağız.
Hepimizin acısı ortak. Biz bu şehidimizle de başımız
dik, onur duyuyoruz."
Konuşmanın ardından "Şehit namırın!",
"Yaşasın halkların kardeşliği" ve "Biji
bretiye gelan" sloganları atıldı.
Daha sonra kitle sloganlarla ve marşlarla yürüyüşe
hastane kapısına doğru geçti. Kapı önünde çevik
kuvvet ve panzerlerle kurulan barikata doğru yönelen
kararlı kitle, yolu keserek bir basın açıklaması
da orada gerçekleştirdi. Açıklamada katillerden
hesap sorulacağı, Şerzan'ın katillerinin bulunacağı
ifade edildi. "Katil polis hesap verecek!",
"Katil devlet hesap verecek!", "Şehit
namırın!" sloganlarıyla, alkışlarla ve zılgıtlarla
açıklama sona erdi.
|