|
Emek
ve Özgürlük Cephesi Avrupa İnisiyatifi 21 Şubat
2010'da Almanya'nın Köln kentinde Şubat Şehitleri
anması yaptı.
19 Şubat 1972'de şehit düşen Ulaş Bardakçı, 13
Şubat 1981'de şehit düşen Bedrettin Şınnak ve
18 Şubat 1999'da şehit düşen Serpil Polat yoldaşlar
şahsında devrim şehitlerinin anıldığı anma, bağımsızlık,
demokrasi ve sosyalizm şehitleri için 1 dakikalık
saygı duruşu ile başladı.
Şehitlerimizi anmayı aynı zamanda güncel mücadelenin
sorun ve görevlerini ele alan zeminlere dönüştürmek
yaklaşımıyla anma etkinliği birincisi, Şubat şehitlerinin
yaşamlarını, mücadelelerini ve günümüzde taşıdığı
anlamı ortaya koyan, ikincisi Tekel işçilerinin
büyük bir dirençle sürdürdükleri direnişi ele
alan iki bölüm halinde hazırlandı.
İlk bölümde Şubat şehitleri şahsında devrim şehitlerinin
toplumsal kurtuluş mücadelesindeki tarihsel yerlerini,
Ulaş, Bedrettin ve Serpil yoldaşların yaşam öykülerini
içeren EÖC Avrupa İnisiyatifinin hazırladığı
metin okundu. Metin şu mesajla sona ermekteydi;
"Devrimci Kurtuluşçular ileriye doğru sıçrayışın
genel çerçevesini devrimci yenilenme olarak tanımlıyorlar.
İdeolojik alanda değişen dünya gerçeklerini anlama
ve sosyalizmin daha ileri bir düzeyini ortaya
koymak, pratikte bugünkü etkisiz çalışma düzeyini
aşarak toplumsal yaşamın merkezine oturan bir
devrimci savaşım pratiği geliştirmek, örgütsel
alanda katılımcı, en geniş kitleleri kucaklayan
bir örgütlenme düzeyini yaratmak, kültürel olarak
eşitlikçi, özgürlükçü, emperyalist yaşam ve politika
kültürüne alternatif yeni bir kültür düzeyini
yaratmak; devrimci yenilenme çizgisi bu noktalarda
anlamını buluyor.
Devrimci kurtuluşçular olarak bu çizginin çok
kolayca pratikleşeceği hayali içinde değiliz.
Devrimci yenilenme perspektifini
ortaya koyduğumuz 2002'den bu yana küçümsenemeyecek
adımlar attık. Ancak henüz devrimci yenilenmenin
ilk temel sonuçlarını ortaya çıkarma uğraşı içindeyiz.
Bu noktadaki yaşadığımız tıkanmaları aşma irademiz
kesindir. Başaracağız.
Devrimci yenilenme bir kez daha buzun kırılması
ve yolun açılması olacaktır. Ulaş yoldaş, 70'lerin
başında buzu kıran yolu açan devrimciler kuşağının
öncülerindendi. Bedrettin açılan yolda, daha büyük
hedeflere ulaşmak için yürüyen öncüler kuşağındandı.
Serpil devrimci hareketin gerilediği koşullarda
buzun kırılabileceğini ateşiyle buzun kırılabileceğini
gösteren öncülerdendi.
Bugün onların emeği bizdedir. Onların yüreği ve
bilincibizdedir. Attığımız her adımda şehitlerinde
izi var. Bu bilinçle yürüyoruz.
Ulaşların, Bedrettinlerin, Serpillerin tüm devrim
ve sosyalizm şehitlerinin anısını ve emeğini devrimci
yenilenme ve atılım perspektifiyle sosyalizme
taşıyacağız. Bu Devrimci Kurtuluşçuların sözüdür."
Manuşyan Müfrezesine Selam
Anma etkinliğinin şehitlerle ilgili ilk bölümünde
ayrıca, 21 Şubat 1944'de Fransa'da Naziler tarafından
idam edilen 22 göçmen komünist partizan da anıldı.
Komutanlığını 1906 Adıyaman doğumlu Misak Manuşyan'ın
isimli bir Ermeni komünistin yaptığı göçmenlerden
oluşan partizan grubu Paris çevresinde Nazi SS
generallerinin, çok sayıda subay ve askerin, Fransız
işbirlikçinin cezalandırılması, yine çok sayıda
sabotajın yapılması eylemlerini gerçekleştirmişlerdi.
Anmada 21 Şubat 1944'de şehit düşen partizanlar
için okunan metin şu sözlerle son buldu;
"Adıyaman'da başlayan hayatı ve Paris'de
sona eren hayatıyla Misak Manuşyan ve diğer enternasyonalist
devrimci yoldaşları bugün insanlığın onur abideleri
olarak yaşıyor..."
Ayrıca 21 Şubat 1944 şehitleriyle ilgili kısa
bir sinevizyon gösterimi yapıldı.
Anmanın ikinci bölümü ise Tekel işçilerinin direnişine
ayrılmıştı. EÖC Avrupa İnisiyatifi adına bir yoldaş
direnişin gelişimini özetleyen ve çıkarılması
gereken derslere ilişkin bir konuşma yaptı. Ardından
Tekel işçilerinin direnişi, işçi sınıfının birliği,
modern sanayi proletaryasının yanı sıra, yeni
işçi kesimlerinin mücadelesinin önemi, Avrupa'daki
göçmen işçilerin sorunlarının ele alındığı tartışma-sohbetle
etkinliğe devam edildi.
Adıyaman'dan
Paris'e... Komünist Partizan Manuşyan
Komutan Misak Manuşyan 1915'deki Ermeni soykırımında
ailesini kaybettikten sonra, Suriye'de yetimhanede
büyümüş, 19 yaşında Fransa'ya gelmiş bir göçmendir.
İşçilik yapar, şiir yazar, edebiyat dergilerinde
editörlük yapar. Fransa Komünist Partisi'ine
katılır. Göçmenlerin örgütlenmesinde öncü
rol oynar. Naziler Fransa'yı işgal ettiğinde
Partinin emriyle göçmen komünistlerden bir
partizan grubu oluşturarak şehir gerillası
eylemlerine girişir. İtalyan, Ermeni, Yahudi,
Polonyalı, İspanyol göçmen komünistlerden
oluşan grup bir direniş fırtınası yaratır.
Tüm halka umut olur. 1943 sonlarına doğru
grup üyeleri yakalanır. 23 kişi, 23 komünist
idama mahkum edilir. Onları teşhir etmek için
kırmızı zemine yapılmış bir afişte "Suçlular
Ordusu" diye teşhir edilmeye çalışılırlar.
Bu afiş direniş tarihine Kızıl Afiş olarak
geçer. Büyük şair Aragon aynı isimle direnişçileri
anlatan bir şiir yazar. Partizanlardan erkek
olan 22'si 21 Şubat 1944'de kurşuna dizilir.
Kadın partizan Olga Bencic Almanya'ya getirilir
ve 1944 Mayıs'ında giyotinle idam edilir.
Onların direnişini anlatan 3 film yapılır. |
|