|
Sermaye
devletinin eli kanlı katilleri Alaattin Karadağ
yoldaşı katletti…
Devrimciler ölmez,
devrim davası yenilmez!
“Burjuvazi,
kavgaya davet etti bizi
davetleri kabulümüzdür!
Biz nasıl bilirsek hep bir ağızdan gülmesini,
biliriz öylece yaşamasını ölmesini
hepimiz - birimiz için,
birimiz - hepimiz için!..”
Nazım
Sermaye devletinin eli kanlı katilleri 19 Kasım
günü bir komünist devrimciyi daha katletti. Faşist
katillerin ve onların sözcüsü boyalı basının katliama
gerekçesi ise oldukça tanıdıktı: “Dur ihtarına
ateşle karşılık verdiler!” İstanbul Emniyet Müdürlüğü
ise yaptığı açıklamada 2 “terörist”in polise ateş
açtığını duyurdu. Sermaye medyası da bu habere
polisiye bir hikâye havası katarak olduğu gibi
sayfalarına taşıdı.
Polisin kahramanlık hikâyesini tamamlamak ise
İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın’a düştü.
Çapkın katliamdan “şahıs maalesef ölmüş”, “kimse
ölsün istemiyoruz” sözleriyle tetikçilerini aklamaya
ve katliamı meşrulaştırmaya çalıştı. Oysa görgü
tanıkları Alaattin Karadağ’ın sermaye devletinin
kolluk güçleri tarafından sokak ortasında infaz
edildiğini tüm açıklığıyla ortaya koyuyor.
Alaattin Karadağ infaz edilmiştir!
Türkiye Komünist İşçi Partisi (TKİP) militanı
Alaattin Karadağ 19 Kasım 2009 tarihinde saat
21.00 sıralarında İstanbul Esenyurt ilçesi Saadetdere
Mahallesi’nde Avcılar İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne
bağlı polislerce sokak ortasında infaz edildi.
TKİP militanı Alaattin Karadağ'ın infaz anını
aktaran görgü tanıklarının açıklamaları yaşanan
olayın açık bir infaz olduğunu tescilledi. Görgü
tanıklarının ifadelerine göre polis kurşunuyla
ağır yaralanan Karadağ yaralı halde yerde yatarken
Ford Transit marka bir araçtan inen uzun boylu
bir sivil yerde yatan Karadağ'a ateş etti.
Yaralı halde sokak ortasında yatan Karadağ, Emniyet
amirinin verdiği emirle gece 02.00'ye kadar bekletildi
ve hastaneye kaldırılması engellendi. Yaralıların
hastaneye kaldırılmasını talep eden mahalle sakinleri
ise olay yerinden uzaklaştırılarak sokağa giriş-çıkış
yasaklandı.
Ağır yaralı halde sokak ortasında bekletilen yoldaşımız
bu sırada hayatını kaybetti.
Devrime ve sosyalizme adanmış bir yürek: Alaattin
Karadağ
Alaattin Karadağ yoldaş devrimci yaşamı boyunca
işçi sınıfı mücadelesinin yılmaz bir neferi olmuş,
tüm yaşamını işçi sınıfının örgütlenmesine, devrim
ve sosyalizm davasına adamış bir sınıf devrimcisidir.
10 yılı aşkın süredir komünist saflarda mücadele
eden Alaattin Karadağ 2001 yılında İzmir’de TKİP
davasından tutuklanmıştır. Karadağ, Ölüm Orucu
eylemine 6. ekipte katılan Karadağ, CMK’nın 399/2
maddesi uyarınca sağlık durumdan ötürü 6 ay süre
ile infazının ertelenmesine karar verilerek Kırıklar
F Tipi Cezaevi'nden tahliye edilmiştir.
Tahliyesinin ardından devrimci mücadelesini sürdüren
Karadağ, bu yıllarda çalıştığı bir fabrikada yaşadığı
iş kazası sonucu sağ elinin 4 parmağını kaybetmiş,
ancak yaşadığı tüm zorluklara rağmen devrim ve
sosyalizm davasına olan inancından vazgeçmemiştir.
Yıllar boyu devrimci saflarda mücadele eden Karadağ,
inandığı değerler uğruna mücadele ederken devletin
faşist katilleri tarafından katledilmiştir.
Katillerden hesabı emekçiler soracak!
Alaattin Karadağ alçakça infaz edilmesi ne ilktir
ne de son olacaktır. Sermaye devleti on yıllardır
işçilerin, emekçilerin, Kürt halkının kanını dökerek;
dağlarda, zindanlarda, sokak aralarında katlederek
saltanatını sürdürmeye çalışmaktadır. Ferhat Gerçek’i
sırtından vuran, Engin Çeber’i işkencede katleden
sermaye devleti, daha birkaç hafta önce benzer
bir gerekçeyle yine Avcılar'da Özkan Gerçek ve
Ömer Adıgüzel isimli iki devrimciyi vurmuş ve
tedavilerini engelleyerek yaralı halde tutuklamıştır.
Haramidere’nin haramisi Sabra patronunun adamlarının
bildiri dağıtan sınıf devrimcilerine silahlı saldırıları,
ardından polislerin Sabra’yı koruma altına alarak
protesto eylemine saldırmaları ve işçileri kurşunlayanlar
serbest kalırken saldırıyı lanetleyen sınıf devrimcilerinin
tutuklanmaları halen hafızalarda tazeliğini korumaktadır.
Tüm bunlar asalak patronlar düzeninin gerçek yüzünü
göstermektedir. Bu düzenin polisi de mahkemeleri
de patronlar düzeninin bekası için çalışmaktadır.
Dizginiz devlet terörünün yegane amacı işçi ve
emekçilerin içinde bulunduğu sömürü çarklarını
kırmalarına engel olmaktır.
Ama bu devran hep böyle gitmeyecek. Bugüne kadar
gerçekleştirilen tüm vahşi saldırılara, baskılara,
işkencelere rağmen bu ülkenin işçi ve emekçileri
teslim alınamamış, devrimci değerlere sahip çıkmışlardır.
Faşist katiller sürüsünden ve onların tasmasını
tutan asalak patronlardan ve onların kokuşmuş
düzeninden hesabı yine bu ülkenin işçi ve emekçileri
soracaktır.
Faşist baskı ve terör sökmeyecek!
Devrimciler ölmez, devrim davası yenilmezdir!
İşçi sınıf savaşacak, sosyalizm kazanacak!
Bağımsız Devrimci Sınıf Platformu
21 Kasım 2009
|