|
Aralarında
Gençlik Cephesi'ninde bulunduğu DYG YDG DGH SGD'li
gençler özellikle son süreçlerde öğrencilere,
sol sosyalist, yurtseverlere yapılan baskı gözaltılar,
tutuklamalara karşı ege üniversitesinde 28 Nisan
2010 çarşamba günü saat 13.00 da basın açıklaması
yaptılar. Edebiyat fakültesinden başlayan yürüyüşün
ardından basın metni okundu.
basın metninde şu konulara değinildi:
"Ülkemizin dört bir yanında ve ilimizde,
üniversitelerimizde devrimci yurtsever öğrencilere
ve kurumlara yönelik baskı, işkence, gözaltı ve
tutuklamalar yoğunlaşmıştır.
Önce 8 Mart'ta İşçi köylü gazetesi okuru Ali Yetkin
kaçırılmış, demokratik kurumların protestolarının
ardından, Metris Cezaevinde tutuklu olduğu açıklanmıştır.
31 Mart'ta 4 ilde Bağımsız Devrimci Sınıf Platformuna
yönelik olarak yapılan ev baskınlarında 18 devrimci
gözaltına alınmış ve 5'i tutuklanmıştır.
4 Nisan'da Azadiya Welat gazetesi Adana çalışanı
Metin Alataş kaybedilmiş, bir gün sonra 5 Nisan'da
ise bir ağaca asılı halde ölü bulunmuştur. Bu
katliam bize 1990'ların kirli savaşını ve kontragerillanın
faili meçhullerini hatırlatmıştır. Bu olay, sözde
demokratikleşen Türkiye'de hala muhaliflerin kaçırılıp
katledilebileceğini de göstermiştir.
11 Nisan'da Ankara'da "Sınavlar kaldırılsın,
dersaneler kapatılsın" talebiyle eylem yapan
Devrimci Liselilere polis önce saldırmış, ardından
da 10 kişiyi tutuklatmıştır. Gerekçe olarak ise
"polise mukavemet" ve "özel mülke
zarar vermek" gösterilmiştir. En demokratik
hak taleplerine bile devletin tahammülsüzlüğü
ortadadır.
Trabzon ve Erzincan'da öğrenci evlerine yapılan
baskınlarda Sosyalist Gençlik Derneği üyesi 11
üniversiteli gözaltına alınmış, aralarında Özgür
Gençlik dergisi çalışanı Deniz Doğruer'in de bulunduğu
6 SGD'li tutuklanmıştır. 14 Nisan'da ise beşi
tutuklu yargılanan Ezilenlerin Sosyalist Partisi
ve Sosyalist Gençlik Derneği üyeleri hakkında
toplamda 60 yıla yakın hapis cezası verilmiştir.
Ege Üniversitesinde ise Demokratik Yurtsever Gençlik
standına sivil polis ve ÖGB müdahale etmiştir.
Yurtsever öğrencilerin masalarını savunmasının
ardından, ertesi gün ev baskınları ile 8 yurtsever
öğrenci gözaltına alınmış ve hastanelik edilecek
şekilde işkence yapılmıştır. Bununla da kalmayan
İzmir emniyeti 6 yurtsever öğrenciyi tutuklatmıştır.
2010'nun sözde demokratik Türkiye'sinde, söz konusu
Kürt sorunu ve Sosyalist mücadele olduğunda işkencenin
de, kaçırılmanın da, faili meçhulün de hala geçerli
olduğu görülmüştür.
Son olarak kapatılan Demokratik Toplum Partisi
eş başkanı Ahmet Türk'e Samsun'da emniyetin sözde
yoğun güvenliğine rağmen yumruk atılması, devletin
Kürt sorununa yönelik açılımlarını da gözler önüne
sermiştir. Kürt halkının iradesini taşıyan temsilcilere
bu şekilde davranması, devletin çözümden yana
olmadığını ve halklar arasındaki çatışmadan rant
sağladığını da göstermektedir.
Dokuz Eylül ve Ege Üniversitelerinde okuyan biz
devrimci yurtsever öğrenciler, baskı, gözaltı
ve hiçbir saldırının bizi yıldıramayacağını, ayrıca
işkenceyi yapanlara ve buna göz yumanlara karşı
da her türlü mücadeleden vazgeçmeyeceğimizi bir
kez daha ilan ediyoruz."
|